Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Kelebeğin Günlüğü

Çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır.Sen sen ol, kelimelere fazla takılma.Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir.

8 Ocak 2015 Perşembe

tekrar merhaba, yeni bir ben.

Merhabalar,
Bugün ocağın 7si..
7
En sevdiğim sayı, bir süredir. Yani öyleydi. 5 senelik sevgilimle 7'sinde başlamıştık. Belki de ondan kalmış bir alışkanlık oldu bana bu 7, bilmiyorum.
Son bir senedir nerede miydim? Bilmiyorum.
Neden döndüm yazmaya? Özledim.. Son bir senedir neredeydim? Şimdi hatırladım! Hayatım istediğim gibi gitmiyordu, ümitsiz ve istemediğim bir ilişkinin içinde sürüklüyordum kendimi.. Mutsuzdum ve yazmıyordum! Özlemişim, klavyemde parmaklarım hızlıca dolanıyor, cümleler anında aklımda beliriveriyor öylece..Hatta parmaklarım beynime göre yavaş kalıyor şimdiden 3-4 cümle ilerisi beliriverdi bile zihnimde.
Biradan nefret ederim, sevdiğim tek bir marka var artık. Yazın keşfettim. Kendisi Türkiye'de bulunmuyor maalesef. Ohh sadece 2 tane kaldı, her neyse, az önce birini içtim. İkinciye başlamam için buzdolabına gitmem gerek ancak gidemiyorum, elimi klavyeden alamıyorum.
Stromae çalıyor..
Te quierro..
Bu ispanyolca değil miydi?
Te quierro, te adoro, te amo!!
Ancak te quierro aynı zamanda canımı da yakıyor. Lanet olası kıskançlığım yüzünden. Evet! İçimde hırçın bir kıskançlık var, biraz relax olmayı öğrensem de..
Neyse dur biramı tazeliyim,,
,,
,,
Ah! Şimdi ocağın 8i oldu..Gece yarısı olmuş farketmemişim..
Üst üste birkaç bölüm sex and the city izledikten sonra yazma ihtiyacı hissettim. Açıkçası bir bölümde Miranda'nın sex yerine çikolatayı koymasından sonra bu ihtiyacı duydum. Çünkü fark ettim ki aynısını bende yapıyorum. Yıllar önce bir rüyadan uyanıp -çok çikolata yediğim bir rüyadan- 6 ay boyunca çikolata yemedim..ve aramadım da.. Tekrar yemeye başlayınca kalıp kalıp margarin yutmuş gibiydim. Şimdi ise çikolata yemeden duramıyorum. Ciddi anlamda kendimi durduramıyorum!! Acaba? Sex yada sevgili yerine mi koymaya çalışıyorum? Sanırım evet..
Yazmayı severim,,
21 yaşındayım.
Küçükken bana 21 yaş çok büyük önemli bir yaş gibi gelirdi. Şimdi burdayım! 21..Hayatımın en önemli en güzel olması gereken yerinde hissediyorum. ve çok güzel başladım. Böyle de devam ettirmeliyim. 5 yıllık sevgilimden ayrıldım -ugghh fazla bile uzadı son 1 senesine ciddi anlamda pişmanım ne demeye uzatırsın zaten sevmeden diye- hemde iki party arası, pool party ve gece sabahlara kadar party artık adı her ne haltsa. Harika bir aslında iki yurtdışı deneyimi yaşadım. Bolca alkol aldım ve mükemmel denizlerde yüzdüm. Fransız öpücüğünü tattım!! Aşık olmadan ama gece boyu nedense gözlerimi ondan alamadan, dansına bayıldığım bir fransızla farkında olmadan bir ilişki yaşadım. Nasıl mı farkında değildim? Ah çünkü çok avrupaiydi.. Önce sadece arkadaşçasına takılırken bir  gece öpüştük ve ilk seferinde yaşadığım en güzel sexi onunla tattım. Ama birbirimizin önünde başkalarıyla da öpüştük, hatta başkasıyla da yattık. İşte 5 yıllık boğucu bi ilişkiden sonra böylesine esnek böylesine umursamaz sex, alkol ve mutluluk yaşamak iyi gelmişti. Umursamadım, aksaanı fransızca konuşması tek kelime anlamasamda, ve o yeşil güzel bakan gözleri yeterdi, kaslı olmasa da daha bir hafta öncesinde dünyanın en sexy en kaslı en tipim olan bana bakmaz ki yaa diyerek kestiğim adamdan milyonlarca iltifat, öpücük ve bana göre duygu dolu uykudan sonra umrumda da değildi. Mutluydum!
Ya şimdi? Evet içten içe İstanbul'a gelmesini bekliyorum. Ocak ayında bir yerlerde gelmeliydi..Gelicek mi? Belki evet belki hayır. Ya ben? Yeni bir sex umuduyla onu mu bekliyorum? Ya da neden o? Bir erkekle yeniden bir ilişkiye başlamak, flörtleşme, tanışma, görüşme o kadar zor geliyor ki! Belki de onunla böyle zorluklar yok diye onu seviyorum. Aslında ona karşı bişeyde hissetmedim yani kalbim pırpır olmadı bilirsin işte, sex güzeldi dans güzeldi kavga dahi edicek kadar bi ilişki yaşamışız aslında. You are nothing D.., you are just a girls with "s" do you know how many girls do i have? -yess i know i know! and you are just a boy not my husband or my boyfriend.. bu konuşma kaç kere geçmiş olsa da benim ona olan ilgimi fark ettiğini bilsem de hiç söylemedim, ve bu sözlerine rağmen bana karşı ne hissettiğini hiç bilemedim.. Çünkü bir yandan böyle derken bir yandan beni kıskandığını biliyordum, ve sanırım sorun yine bendeydi..Başka erkekleri öpmesem belki de daha saygın ve daha düzgün bir şeyler olabilirdi. Evet sayamadığım kadar, adını nereli olduklarını bile bilmediğim adamları öptüm..Pişman mıyım? Hayır, belki biraz sadece bu konuda o biliyor diye..
Güzel miydi? Evet. Çünkü Türklerden uzakta kendim olmayı öğrendim..Türklerden uzakta kelimesinden kastım: dedikodudan ve kendimi kısıtlamaktan uzakta..Don't worry, just enjoy!! It's your life..Bu kelimeleri yüzlerce kez duydum. ve Don't worry there is no Turkish, you can tell us!! Bunu da..Adamlar biliyor ne halt olduğumuzu haha. Yargılanmadığım bir yerde sadece hayatımı yaşadım ve mutlu oldum!! Nihayet!! Bulutların üstündeymişçesine mutluydum..
Evet ikinci biramda bitti.
Üçüncüsü yani sonuncusuna kıyamıyorum. Hayır bu gece değil. Tekrar tatmak için bu birayı iki sene beklemem gerekebilir. Evet mezun olduktan sonra kendime iki haftalık bir ada tatili vermeyi düşünüyorum tekrar. O mükemmel yere daha güzel, bazı şeylerden ders almış ve daha güzelleşmiş olarak gidicem. Evet, benimkisi bir ada hikayesi..
Stromae..
I fucking love you!! Bu ne güzel sestir ya. Bu deneyimimden önce Fransızlardan ve Fransa'dan nefret ederdim, hayat ne garip değil mi? Kendimi bi Fransız'ın kollarında Fransa'da buldum!! Bana dünyanın en mükemmel günlerini yaşattı. En pahalı, en romantik ve eğlenceli..Fransızlar sexy aksanları kadar mükemmel insanlar :) ve herkes ölmeden fransız öpücüğünü tatmalı.. Hayatım bu aralar fazla fransız evet.. hayır sadece onun yüzünden değil çünkü bu olması gereken birşeydi ve zamanı gelince bitti, yani yine görünce neden olmasın? ama sadece bu kadar. ardından yüzlerce mesaj atıcak bir tip değilim..Ne demiştik? Just enjoy!!! heh işte bu.