Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Kelebeğin Günlüğü

Çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır.Sen sen ol, kelimelere fazla takılma.Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir.

24 Aralık 2011 Cumartesi

Özgür Kal

Bir kadın asla aşık olmamalı bir kadın asla fahişe olmamalı.Çünkü ikisi de aynı şey; bir erkeğin malı olmak..Özgürce yaşa hayatın tadına bak kendinden ödün verme güçlü ol..Özgürce yaşa özgürce yaşa özgür ol mutlu kal ruhunu aydınlığa çıkar.Hayat kısa ve erkekler olmadan her şey yapılabilir.Belki onlar kadınsız yaşayamaz ama kadınların onlara ihtiyacı yok.Ama keyifle yaşamak yerine büyük bir aptallıkla aşık oluyorlar.Hayatta yapılacak en büyük hata bir erkeğin malı olmaktır göz göre göre.

D.

22 Aralık 2011 Perşembe

anma günü

“Bilim uzun ve çetin bir yoldur çocuklar. Bilimi yarı yolda bırakmayın, olur mu çocuklar? Oppenheimer gibi hissediyorsanız, bırakın yüksek binaları başkası yapsın, büyük barajlarda başkası çalışsın. Bazılarına çok uzaklardan bile görünen yüksek yapılar kurmak çekici gelecektir. Bırakınız bu işleri öyleleri yapsın. Bazıları da insanları çalıştırmak, büyük teşebbüsleri idare etmek ihtirası ile yanarak kuvvetli olmak isteyeceklerdir. Bırakınız parayla da onlar uğraşsın. Sizin kuvvetli olmak gibi bir derdiniz yoksa, siz de Leonardo Da Vinci gibi 'Kuvvet nedir?' diye merak ediyorsanız buyrun sizleri Mekanik kürsüsüne beklerim. Çünkü bazılarına göre 'Kuvvet' para ile organizasyonun çarpımına eşittir; bize göre de kuvvet ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklüktür. Bu iki formülü birbiriyle karıştırmayın olur mu çocuklar? Kürsü ile ticarethaneyi birbirine karıştırmayın olur mu çocuklar? ”
Prof. Dr. Mustafa İNAN



20 Aralık 2011 Salı

Salvador Dali 2

sesimi mi duydular blogumu mu okudular ne? :D son blogumda yazmıştım daha vee Dali İstanbuldaa! Buyrun bakın : http://dalisergisi.com/  ve mutlaka gidin :)

D.

29 Kasım 2011 Salı

Zaman

Daha başlayamadan geçip gidiyor zaman parmaklarımın arasından..Aylar geçmiş bile ben elle tutulur bir yeniliğe katılamadan..Dali anlatır benim halimi şuan :)


Dip not:Tekrar olur mu bilemem ama olursa mutlaka Dali'nin sergisine gidin ben 2sene önce gitmiştim çok etkilenmiştim tavsiye ederim :)

D.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Ruhumla Başbaşa

Uzun bir yolculuk oldu benimkisi.Kendi içime dönerek bazı anıları geride bırakmak yeniden başlamak..Bir rüyadan uyanıp tekrar yenisine dalmak..Uzun ve zorlu bir düştü bu geç atlattım uyanamadım.Karanlıkta yankılandı sesim duvarlarıma çarpa çarpa geri döndü kaldıramadım.Evet Evet benim duvarlarım var!Sağlam demirlerle ördüğüm kırmaya kıyamadığım duvarlarım var.Ama birisi minik bir delik açtımı içeri ışık girdi mi hiçbir şeyi önemsemediğim duvarlarım var.Yorgun ve kimsesiz kaldığımda bu koca şehirde dahada sağlamlaştırdığım hemde.Ne yöne gideceğimi bilemeden kendi kabuğuma çekilip kısacık ömrümü bir başkasına emanet ederek nefes almaya zorlandığım saatlerde aklıma takılan acıma duygusuyla savruluyorum etrafa.Kendimi kandırıyorum elbette.Bu iş böyle gitmez bir zarar gelecek biliyorumda.Sessizce oturmuş bekliyorum gelsinde tanışalım alıp götürsün şimdiki beni gelsin yerime eski benliğim diye..Cesaretsizliğimden yanına gidip tanışamıyorum ama kendi kasırgamla.Kaçıyorum içimde, etrafımda kopan fırtınalardan.Yokluğumda gider bir başkasına diye,,

Yapamıyorum..

D.

14 Eylül 2011 Çarşamba

13 Eylül 2011 Salı

Gitme Şimdiden

Gitme şimdiden
Daha çok var yağmurlara
Kuru yapraklara, birdahaki sonbahara,
Bırakalım ayrılığı,
Gel ayrılmasın ellerimiz, bedenimiz..
Aşk süzülsün kalbimizden aç olanlara,
Görsünler bilsinler!
Ve içsinler bira niyetine kulplu bardaklarla
Onlarda öğrensin ikimizi,
Bizi..
İnanmıyorlardı hani Notre Dame'nin aşkına
Kambur bir yaratığın gözyaşlarına,
Sadece sen inan bir tek sen!
Gitme..
Ve senden tekrar son bir şey istiyorum
Sakın ama sakın bana deme,
Ayrılık zamansız gelir diye..

D.

zamanın koynunda

Uykusuzlukla kıvranan bedenim; ürkek kıpır kıpır kalbimin hizmetçisi..
İçimdeki mutluluk bir kaç soru işaretiyle dolu..Aklım şüpheyle güven arasına düşmüş çamurlu bir yolda yürüyor korkarak.
Hayır sonuçta yine güven kazanacak.Yoksa kaçınılmaz bir sonla hayatımız son bulacak..

D.




Uzun zaman oldu
Senden ayrı kalemim.
İçimdekileri aktarabilecekmisin?
Yağmurlar dolarken içime
Soğuk buz gibi su değerken tenime
Isıtabilecekmisin yüreğimi?
Kalemim..
Senden dökülen her kelime..Her macera, her haykırış, her özleyiş ruhumun dışavurumuyken
Beni bırakıp gidebilecekmisin?
Romanlarım öykülerim arasında
Karanlık bir ben varken
Mutlu olabilecekmisin sessiz?Solgun ruhsuz..
Bir köşede toz kaplanıp vazgeçebilecek misin yazmaktan?

D.

Aşk Dediğin..

kayıp zamanlar
Aşk dediğin büyük yalan arkadaş!Baksana kandırıyor hep bizi."Ne oldum?Napıyorum?" bile diyemeden hooop içina alıveriyor.Sonra birden gözlerini açıp uyanıyorsunki..Ohoo iş işten geçmiş.Ya tam hayal ettiğin (milyonda bir şans) ya da hiç istemediğin, sana ters, sana zıt bir dünyaya adım atmışsın..
"Ama dur!Benim..Benim hayallerim vardı yapacaklarım vardı.Hem hem daha çok gencim!"dersin..Dersin ama çok geç kalmışsındır.Aklın nerde?Evet hep bu soru gelir kulağına.Aşk böyle bir hastalık işte akıl değil kalp yönetir.İçin için yuer bitirir seni duygularına engel olamazsın.Hayatını değiştirirsin belki de bu uğurda.Ya hayallerin?Cesaretin varsa askının önüne geçte kurtar onları.Yapamazsın.için acır.Savrulur gidersin.Seneler sonra döner arkana dersin ki"ah gençliğim ne aptalmışım"Seversin.Bırakamazsın.Dayanamaz katlanamazsın.Ama birde bakmışsın ki sen sen olmaktan çıkmış "asla böyle biri olmam; bunları yapmam!" dediğinbirine dönüşmüşsün.İçin için ağlarsın.Sesini duyuramazsın.İşte kelimelerin, büyük büyük adamların, kalın tıp kitaplarının, romanların, yazarların, şairlerin hiç hiçkimsenin tarif edemediği aşk budur bazen.
Yarım kalmış hayatlar ve hayallerle nefes almaktır aşk bazen.Sevdiğinle imkansızlıklar içinde yaşamaktır aşk bazen.Kaybetmektir aşk bazen.Aldatılmak; uğruna terkettiğin hayatına bir hiç olarak dönmektir aşk bazen.
Aşk bazen mutlu bir tebessüm bazen kan ağlayan yaradıryüreğimizde..Hepimizde..


D.

10 Eylül 2011 Cumartesi

Nostalji.


Geçmişte kalanlar, daima orada kalacaklar, belkide seneler sonrasına taşınacak dostluklar..Geçmişte kalanları ziyaret edip anılardan konuşmak bu kadar iyi gelirmiymiş?Bilmiyordum ama geldi!:) Bugün dört arkadaş toplanıp ilkokul öğretmenimize gittik..Ah az mı emeği geçti bize bugünlere gelmemizin en büyük mimarı üstüne eğitimci tanımam!Belkide birdaha böyle dört arkadaş biraraya da gelemeyiz yollar ayrıldı herkes bir şehirde..Bir zamanlar her günümüzü beraber geçirdiğimiz yakın arkadaşlarımız zamanın etkisiyle uzaklara çook uzaklara savruluyorlar..'Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi hani ne oldu?Ne olduda böyle bilinmeyenlere savrulduk?' diyesi gelir insanın bazen..İşte bende aynen böyle bir gün geçirdim ve eskileri yadederken farkettim ki..O eski zamanlardan geçmişten..Yaşanmışlıklarımızdan ve çocuk masumluğumuzdan aramızda bir bağ oluşmuş.Seneler içinde birbirimizle eskisi gibi olamasakta birlikte olduğumuzda eski tanıdık bir limana kavuşmuş gibi hissettim :) Ne güzel bir duygu etrafında sevdiklerin anıların hatıraların olması.Nerde olursak olalım, kaç yaşına gelirsek gelelim yaşanmış günlerimiz mutlu anılarımızda donatmak beynimizi, arada sırada unutulmaya yüz tutmuş hikayelerimizi paylaşmak bir minik tebessümle yarınlara aktarmak..Ah ne güzel şey dolu dolu yaşamak!


D.

5 Eylül 2011 Pazartesi

Dolu Dolu Bir Hayat



Durmadan yazasım var bu aralar.Uzun bir ara verince yazmaya acıkmışım her zamankinden daha fazla..Sözcükler zihnimde uçuşup kağıda dökülmek istiyor parmaklarımın arasından.Ah yazmak ne rahatlatıcı birşey!Yazma isteğimi birden doruklara çıkaran bu filmi (http://www.incirreceli.com/) dün tekrar izledim ve işte..Artık vaktidir dedim! :)
Arada bir böyle filmler izlemek iyi geliyor duygularını yaşamın tadını aşkın büyüsünü farkediyor insan.Ne yazık ki her zaman böyle büyük büyük aşklar olmuyor kimimiz hiç karşılaşamadan kimimizse yeni bulmuşken tadına bile varamadan kaybediyoruz bu mucizeyi..Yada farklı hayatlar farklı tenler farklı vücutlarda eskitip yitip giden aşkımıza, hiç kavuşamadığımız mutluluğa ağlayıp çürütüyoruz ömrümüzü dört duvar arasında..Hayatın tadına varamadan kocaman dünyanın bir su damlası boyutundaki arazisinde evden işe koşturarak öldürüyoruz yaşama sevincimizi.Oysa gezecek ne güzel yerler tadıcak ne yemekler öğrenecek ne kültürler var!Milyarlarca yıllık yaşam döngüsünün kısacık bir diliminde dünyaya geliyor onu da değerlendiremeden yitip gidiyoruz ah ne yazık!İşte böyle filmler izledikçe anlıyorum ki boşa tüketiyoruz biz kendimizi.Dünyanın bütün zevklerini tadıp bir gülücükle yummak varken gözlerimizi..



D.

Yeni Bir Ben!!


13 ağustostan beri bakalım hayatımda neler değişmişş neler gelmiş:)
Yeni bir okul yeni bir gelecek!!Evet evet artık bir üniversiteli oldum hemde hayallerimin okulunda! :)Tabii bunu öğrendikten sonra günler hızlıca akmaya başladı alışveriş, hazırlık, derken araya giren bayram tatili..Bayramı da evde değil şehir dışında geçirince uçtu gitti işte vakit geldii kayıt günü..
He birde işin diğer yanı..Koşturmacalar bir kenara aileden uzaklaşmak yeni bir şehir, yeni yüzler, yeni hayatlar, arkadaşlar?Yani yuvadan uçma vakti :) Tabii birde mühim birşey daha varkii oda sevdiğime kavuşmak :) Bakalım neler bekliyor beni ilerleyen günlerde..


D.


Ben Geldimm

13 Ağustos 2011 Cumartesi

önce bir merhaba!

Vee işte uzunca bir süre tasarladığım kurguladığım blog dünyasında oynamaya geldiim!Öncelikle merhaba yeni dünya.Konumuz ne mi?hımm..Ordan burdan kelebeğimin kanadına takılan bana gelip anlattığı yerler yazılar kitaplar kıyafetler kafamın içinde uçuşan düşünceler..


benim narin kelebeğim; her daim korumam altındasın
başlasak mı ne?:)

D.